ERSUN YANAL, MİLLİ TAKIM SUSKUNLUĞUNU BOZDU

Yayınlandı: 15 Ekim 2012 / FUTBOL, GÜNDEM, HABERLER, SPOR
Etiketler:,

ERSUN YANAL, MİLLİ TAKIM SUSKUNLUĞUNU BOZDU, ORTAYA ÖNEMLİ TEŞHİSLER KOYDU:

NEREMİZ DOĞRU Kİ


“Benim zamanımda ’Ersun gitsin, yerine Terim gelsin, Denizli gelsin’lerden ibaret bir yıpratma kampanyası vardı. Şimdi de, zihinlerin gerisinde naftalinli sandıklardan aynı isimler dolaşıma sokuluyor. Buna eleştiri denmez. Denizli ve Terim yapmayı iyi bildikleri işi yaptılar. Ama o iş bitti. Denizli, Beşiktaş’la Şampiyonlar Ligi’nde ne yaptı? Avrupa’da, Galatasaray’ın, yarısı bütçeye bile sahip olmayan Braga karşısındaki performansı ne? Milli Takım masanın üzerine gelen yemek. Siz tarlalarınızda sebze yetiştirmiyorsanız, mutfağınızda araç gereç yoksa, ne yapsanız nafile. Memleket futbolunun neresi doğru ki, Milli Takım içe sinecek performans sergilesin?”

Milli Takımda 2004-2005 arasında görev yapan ve ağır eleştirilerin ardından görevinden ayrılan Eskişehirspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, ay -yıldızlı ekiple ilgili yıllardır sürdürdüğü suskunluğunu MİLLİYET’e bozdu.
* Abdullah Avcı’ya yöneltilen eleştirilerin büyük çoğunluğu, size yöneltilenleri andırıyor.
Ortada eleştiri filan yok. Birkaç cılız deneme dışında serinkanlı bir değerlendirme, herhangi akılcı çaba göremiyoruz. Avcı’nın defterini dürme telaşından başka bir şey yok. Benim başıma da benzer şeyler gelmişti. ‘Ersun gitsin, Terim gelsin, Denizli gelsin’lerden ibaret yıpratma kampanyası vardı. Şimdi de, zihinlerin gerisinde naftalinli sandıklardan aynı isimler dolaşıma sokuluyor.
1980’lerin sonlarında Türkiye’nin şartları çok başkaydı. Bugün kuralar çekildiğinde “Hollanda kimmiş ?” diye efeleniyoruz ya, otuz yıl önce Bulgaristan’ı yenmeyi hayal etmek bile cezasız kalmıyordu. Hem milli takımımız hem de kulüplerimiz, her turnuvaya baştan mağlup başlıyorlardı. O dönemde teknik direktörlerin asıl rakibi karşılaştıkları takımlar değildi. Önce bu ruh durumunu yenmeleri gerekiyordu. Sadece Denizli ve Terim bu cüreti sergilediler. Çok başarılı oldular. Sezona başlarken kulüplerimiz Avrupa’da çeyrek finalden kapıyı açıyorlarsa, kuralar çekildiğinde grup ikinciliği bile azımsanıyorsa, Denizli ve Terim sayesinde.
Ama işte o kadar. Yapmayı iyi bildikleri işi yaptılar. O iş bitti. Denizli, Beşiktaş’la Şampiyonlar Ligi’nde ne yaptı? Terim, biz dahil bütün ciddi rakipleri olmayacak işlerle mücadele ederken, Galatasaray’ı şampiyon yaptı. Bu sezon Avrupa’da, Galatasaray’ın yarısı bütçeye bile sahip olmayan Braga karşısındaki performansı ne?
*Terim veya Denizli gelse de daha iyi olmaz mı diyorsunuz?
Türk futbolunun bugünkü dertleri otuz yıl öncekinden çok farklı. Otuz yıl önce hayallerimiz yoktu. Şimdi hayallerimizin sınırı yok. Ama bu hayallere dayanak olacak üretim yok. Muazzam paralar harcıyoruz. Portekiz’in, Hollanda’nın hayal bile edemeyeceği bütçeleri var kulüplerimizin. Ama en üst ligimizde oynayan Türk oyuncuların yarısından çoğu Avrupa’da yetişmişler. Kulüplerimiz iflasın eşiğinde. Eşiğinde ne demek, çoğu iflas etti de saklıyoruz.
Bu problemler Denizli’nin, Terim’in yendiği türden problemler değil. Bu problemler, bu neslin problemleri. Bunları biz biliyoruz. Bizim içimizde de herkes bu problemlerle dövüşmeyi göze almıyor. Birkaç kişiyiz.
* Türk halkının hayal ettiği Milli Takım’ın oluşması için nasıl bir yol izlenmeli?
Milli Takım masanın üzerine gelen yemek. Siz tarlalarınızda doğru dürüst sebze yetiştirmiyorsanız, mutfağınızda doğru dürüst araç gereç yoksa, ne yapsanız nafile. Anlık bir fotoğrafa bakıp büyük resmi görmeden, sağlıklı yüzleşme ve tartışma ortamı yaratmadan, sorunlarımıza çare bulamayız. Memleket futbolunun neresi doğru ki, Milli Takım içe sinecek performans sergilesin? Bu takımın ne kadarı yerli üretim?
Futbolun dertleri büyük. Boyumuzdan büyük işlere kalkışmışız. Ama cesaretle vuruşuyoruz. Neyi neden yaptığımıza, ne kadar yol aldığımıza bakmadan, bir önceki nesil de üzerine düşeni fazlasıyla yapmış, ama bu arada bugünkü dertlere yol açmış isimleri Demokles’in kılıcı gibi başımızın üzerinde tutup durmadan, ne Türkiye’nin futbolu düzlüğe çıkar, ne de Milli Takım.
Şansımız zayıf
* Milli takımın bugünkü fotoğrafını nasıl buluyorsunuz? Dünya Kupasına katılma şansımız sürüyor mu?
Bence Dünya Kupasına katılma şansımız zayıfladı. Kuralar çekildikten sonrasını hatırlayalım. Hollanda da kimmiş? Avrupa Şampiyonası’nda rezil olmuşlar. Romanya, Macaristan rakibimiz değilmiş zaten. Grup birinciliği çantada keklikmiş. Birkaç ay önce memleketin havası böyleydi. Şimdi? Şimdi dibe vurduk. Her zaman olduğu gibi ifrat ile tefrit arasında gidip geliyoruz.
Avcı iz bıraktı
* Abdullah Avcı’yı nasıl analiz edersiniz?
Abdullah Avcı da ülke futbolunun dertleriyle uğraşan birkaç kişiden biri. Bu, Avcı’nın her yaptığını onaylıyorum anlamına gelmiyor. Ama zaten o da, benim her yaptığımı onaylamaz. Bu sektör, egoların dövüştüğü bir sektör. Kimse, kimseyi beğenmez. Ama herhangi biri Avcı’nın, Büyükşehir Belediye’de harcadığından daha düşük verim aldığını iddia edebilir mi? Arkasında muazzam tarihi birikim olan, çok daha fazla geliri olan kulüpleri geride bıraka bıraka, yakın tarihte iz bıraktı Avcı’nın takımı.
Oynattığı futbolu beğenirsiniz, beğenmezsiniz. Avcı’nın yönettiği bütçe ile elde ettiği başarıyı oranlayın diyorum. Başarısız olduğunu söyleyebilir misiniz? Bugün Türk futbolunun derdi de, zaten verimlilik, üretkenlik. Dolayısıyla, eğer Avcı eleştirilecekse, bu çerçeveden eleştirilmeli. Elindeki imkanları ne kadar verimli kullandığıyla…
Selçuk, Şampiyonlar Ligi’nde ne yaptı ?
* Selçuk İnan öğrenciniz. Onsuz sistem ne kadar doğrudur? Selçuk polemiği sizinle ilgili Hakan Şükür polemiğini andırıyor.
Selçuk, şu anda mevkiinin en iyi yerli üretim futbolcusu. Avcı da aksini düşünmüyordur. Ama Selçuk ilk defa test edildiği uluslararası ortamda, Manchester United ve Braga maçlarında ne yaptı?
Selçuk’u eleştirmek değil derdim. Ama biz Selçuk’u bugüne kadar sadece Türkiye içi rekabette gördük ve değerlendirdik. Ligimiz de, itiraf edelim ki, onca tantanaya ve harcanan onca kaynağa karşılık, Kıbrıs Rum kesimi Ligi’nin hizasında. Bunu ben söylemiyorum, UEFA’nın kulüpler müsabakalarına dayanarak yaptığı sınıflandırma söylüyor.
Ben olsaydım, herhalde Selçuk’u oynatırdım. Selçuk’tan, bugün alınan verimden daha fazlasını alırdım. Ama Avcı da benim elimdeki futbolcular için benzer şeyleri düşünebilir. Muhtemelen Selçuk’un harcanıp gitmemesi için onsuz oynamaya çalışıyor. Sahada kaybolup gitmeyeceği şartları inşa etmeye çalışıyor. Haklıdır, haksızdır, onu bilmem.
Selçuk ile Hakan Şükür arasındaki tek benzerlik, genç ve halkla ilişkileri zayıf bir başka teknik direktörün başını yemek maksadıyla gündemde tutulmaları. Yoksa Selçuk uluslararası kariyerinin başında. Hakan Şükür uzatmaları oynuyordu. Selçuk’tan herkes umutlu. Hakan Şükür muazzam bir kariyerin sonunda, Japonya-Kore’de ipe çekilmişti.
İkisi hiçbir biçimde birbirine benzemiyor. Ama işini ciddiyetle yapan, memleketin futbol düzeni hakkında kafa yorup çözüm denemeleri geliştiren teknik direktörlerin kellesini almak lazım geldiğinde, işte böyle bir takım yapay gündemler oluşturuluyor. Teknik direktörlük 11 belirlemekten ibaret bir şey değil.
Kimdir?
17 Aralık 1961 doğumlu olan Kazım Ersun Yanal, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü mezunu. Yanal, Aydınspor’da forma giydi.
Y.Salihli, Denizli, A.Gücü, G.Birliği’nde görev alan Yanal, 2004’te Milli Takım’ın başına geçti. Yanal yönetiminde Milli Takım, 9 maça çıktı ve bunların 4’ünü kazanırken, 4’ünde berabere kaldı.
1 maçta ay-yıldızlılar kaybetti. Ardından Vestel Manisa ve Trabzonspor’da hocalık yapan Yanal, geçen yıl Kasım ayında Skibbe’nin ayrılmasından sonra Eskişehir’in başına geçti.
DİĞER SPOR HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s